TELEVİZYON KANALINDA SÖZLÜ ÇEVİRİ
Yüzlerce kişi sizi dinler, hatta binlerce, milyonlarca. “X kanalın çevirmeniçeviri yaparken Kaddafi’den hızlı konuşuyordu”, “Vay be, ben Türkçe’sini anlamıyorum, o, NASA deneyini çeviri yapıyor,” gibi tweet’ler yazılır hakkınızda. Sesinizi milyonlar duysa da, ağzınızdan çıkan kelimeler anında son dakika olarak ekranda yer alsa da, siz yine mikrofonun arkasındaki, işini en iyi şekilde icra etmeye çalışan o sessinizdir, en iyi şekilde çeviri yapan tercümansınızdır.
Çok havalı, çok dinamik, çok keyifli olabilir medyada tercüme, bir o kadar da zorluğu vardır. Öncelikle gündemi gerçekten iyi takip etmek gerekir. Mümkünse o gün işe gitmeden, daha yolda radyolardan haberleri dinlemek, önde gelen haber sitelerinden takibinizi yapmak gerekir. Zira, kanalın kapısından girdiğiniz andan itibaren aslında iş başlamıştır. O sabah Hindistan’da otellere saldırı olmuşsa, Japonya’da bir deprem olmuşsa, bir anda en gerekli kişi haline geliverip, kanala girer girmez rejiye koşup kulaklığı takıp çeviri yapmaya başlayabilirsiniz. Şanslıysanız, tercüme sorulara önceden bakabileceğiniz bir stüdyo ya da telefon bağlantısı olabilir, şanssızsanız bir anda İngilizce yayın yapan bir başka kanala bağlanıp çeviri yapmak zorunda kalabilirsiniz. İşte bu noktada ciddi biçimde afallamamak veya çuvallamamak için olayı en azından genel detaylarıyla (Habercilikteki 5 ne 1 k kuralları çerçevesinde) biliyor olmanız hayati önemdedir. Zira televizyonda ağzınızdan çıkacak tek bir kelime büyük önem teşkil eder. Hatta mümkünse yayına önünüzde notlarınızla girmeniz işinizi çok kolaylaştırabilir.
Diyelim siz hazırlık aşamasını iyi yaptınız ki hazırlık hakikaten önemli, zira televizyon için yapılan tercümeler genellikle tek tercümanlıişlerdir, ve sizin yayın esnasında internet üzerindeki sözlüklerden bir kelimenin anlamına bakacak vaktiniz bile olmayacaktır ya da size destek verecek bir kabin arkadaşınız yoktur, peki sizi bekleyen başka sürprizler olamaz mı? Yazık ki olur. Hem de ciddi teknik sorunlar olur. Reji, stüdyoda konuşmasını tercüme etmeniz gereken kişinin sesine ek olarak Türkçe konuşan bir spiker sesi verebilir kulağınıza, o spikerin sesi yayında değildir, mesela bir konuda rejiyle sohbet ediyordur, ancak siz bu sesi duyarsınız. Pek çok kanalda, simultane ekipman, reji ile iletişim kuracağınız bir buton dahi bulunmadığı için, rejiyle iletişime geçip “Kulağımda spikerin sesi var, o sesi alın!” demek size düşer. İşte bu noktada yine şanslı olmanız gerekir. Elbette kanallarda genellikle yalnızca İngilizce’denTürkçe’yetercüme yapan tercüman istihdam edildiği için, başka dillerden olan çeviri dillerinde de İngilizce kanallardan rölelitercüme konularını alıp çevirmek size düşer. Sarkozy, Fransızca konuşur, ama siz onu İngilizce’denTürkçe’yeçeviri yaparsınız. Tercüme artık “suyunun suyu”na dönüşmesi bir yana, kimi zaman çeviriyi yaptığınız İngilizce kanal yayından çıkar, artık o kanalda Sarkozy konuşmuyor, spiker Sarkozy’nin konuşması üzerine yorum yapıyordur. Ancak rejide İngilizce bilen biri olmadığı için veya dış haber biriminde tercüme yapıldığı kanalın yayından çıktığı konusunda rejiyi uyaran biri olmadığı için hala yayındasınızdır, hala sizin çeviri yapmanız bekleniyordur. Bu durumda aslında doğrusu çeviri yapmayı bırakıp rejiye “Bakın artık Sarkozy konuşmuyor” mesajı vermektir, ancak bunu yapamayabilirsiniz de. “Yok canım konuşuyor baksana, sen çeviriye devam et” diyen bir yönetmene karşı ne yapmak gerekir? “Evet şimdi Sarkozy şunu dedi, ” diyerek çeviriyapmak mı gerekir, yoksa durmak mı gerekir, artık o sizin vereceğiniz bir karar olur. Yine röleden yapılan tercümelerde, İngilizce yayın yapan bir kanal konuşmadan çıktığında bir başka kanaldan çeviri yapmak durumunda kalabilirsiniz. Bu noktada rejiyi uyarmak “Lütfen benim sesimi dinleyin, eğer uzun süre sessiz kalıyorsam, ilgili kanal yayından çıktı demektir, başka kanala geçin,” demek önem taşır. Yani aslında işinizle, bu işin nasıl icra edildiğiyle ilgili olarak kurum çalışanlarını, özellikle birlikte çalıştığınız teknik ekibi eğitecek olan sizlersiniz. Elbette üst kademeyi de. Zira gecenin bir yarısı sizi uyandırıp “Mavi Marmara’ya saldırı oldu, haydi işe” deyip, sizi sabah 6’dan gece 12’ye kadar işte tutmak bir yana, sizden evden telefonla tercüme yapmanızı bile isteyeceklerdir. “Kanala seni getirtecek kadar vaktimiz yok, 5 dakika sonra Bush konuşuyor, çeviriyievden yapar mısın?” talepleri bitmek bilmeyecektir. Bu noktada meslek prensipleri doğrultusunda karar vermek gerekir. Telefonla evden tercüme sağlıklı mıdır? Sese sağlıklı erişebilir miyim? Peki birlikte çalıştığım kuruma nasıl destek verebilirim?’ gibi soruları sorarak alınan karar doğrultusunda kanala yanıt vermek size düşer. Ben mümkün olduğunca zaman varsa kanala gitmeyi, görece olarak daha sağlıklı koşullarda tercüme yapmayı tercih ettim. Gerçekten de, vakit azsa sesi evde televizyona bağlayacağım bir kulaklıkla İngilizce bir kanaldan alıp, telefonun kulaklığına vermek akıllıca bir çözüm olacaktır. Kurumu ve o anı kurtarmak adına sesi telefondan alıp telefondan vermeye çalışmak sağlıklı bir yöntem değildir; amacımız anı kurtarmak değil, tercüme yapmaktır.
Televizyonda çeviriyapmak kadar zor olantercümealanlarından bir tanesi de teknik çeviridir.Teknik çeviri dediğimizde bilimsel ya da teknoloji alanlarında yazılmış olan deneysel ve betimleyici metinlerin çevirisi anlaşılır. Ülkemizde teknik çeviri faaliyetlerinin uzun bir geçmişi vardır ama günümüze gelindiğinde ülkemizde teknik çeviri konusunda kamu ya da özel sektöre ait çeviri çalışmaları bürosu hala yoktur. Teknik çevirinin ana hedefleri, a)Açıklık, b) Kısa ve Öz olma, c) Doğruluk olan teknik çeviri sadece sözcüklerin sözlük karşılıklarını sıralamak değil, kaynak dili çok iyi bilmenin yansıra hedef ve teknik yazımı da çok iyi bilmek, çevrilecek konu alanı hakkında bilgi sahibi olmak, bu alanda sözcük, düşünce ve yöntem düzeyinde araştırma yapmayı sağlayacakdonanıma ulaşabilmektir.
Teknik Tercüme hakkında daha fazla bilgi ve Rusca tercüme için ziyaret http://www.educeviri.com/ lütfen
Comments are closed.